Bir Küçük Kız

Bir küçük kız varmış ve hayatını tutkularıyla düşünceleriyle geçirmiş dışarıda yaşanan hayatı izlemiş ve gördükleri göreceklerini düşündürmüş sonra okumuş ve okurken etrafındaki arkadaşlar onun için birer hikaye gibiymiş zaman akmış geçmiş lise yıllarında pek dost edinmemiş fakat güzelliği pekte fena değilmiş etrafındaki arkadaşları onun güzelliği ve fiziksel çekiciliğiyle etkilenmekteymiş. Kız lise yıllarında bu durumun farkına varmamış sonra üniversite sınavlarına hazırlanmaya başlamış liseyi normal bir biçimde bitirdikten sonra normal bir biçimde hazırlanarak normal bir üniversitenin normal bir fen bölümünü kazanmış. Okumaya devam et “Bir Küçük Kız”

Algı

(Os. İdrak, Şuur, Teferrüs, Fr. Perception, Al. Perception, Wahrnehmung, Empfindung, Erfassung, İng. Perception, İt. Percepzione) Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.

1. Etimoloji : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir. Okumaya devam et “Algı”

Seçimler

İnsan seçim yaparak bir çok yaşam anını ölümsüzleştirir.

Kelimelerin yetmediği yerde bu tür buğulu fikirler kafamızda belirebilir fakat uzun uzadıya anlatacak olursak seçim yapmak nedir ? insan seçmeli midir? yada neyi seçmelidir ?

Son 100 yıl içerisinde gelişmiş olan sosyal bilimler bize gösteriyor ki insan var olduğu çevrenin içerisinde etkileşimde bulunduğu kadar bireysel kişiliği ile seçim yaparak farklı istek ve yaşantılarını yönlendirip şekillendirmektedir.  Yolda yürürken,  güzel birşeye bakarken, bir malı satın alırken, kendi kendinize ıslık çalarken bile sürekli seçim halindesiniz peki bu seçimlerinizi neye göre belirliyorsunuz ? Okumaya devam et “Seçimler”

iyiliğin sahte yüzü

Gün içerisinde yaşadığınız hayatın ne kadar farkdındasınız ? İnsanların sizin hakkınızdaki görüşlerini ne derece biliyorusunuz ve bunların doğruluklarına ne kadar inanıyorsunuz ? 

Son zamanlarda en çok merak edip uygulamalı olarak denediğim bir konudur.

Örneğin: Erdem ve onurun yüzyıllar önce öldüğünü söyleyen birisine rastladığınızda o kişinin nasıl bir tutum içerisinde olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerektir. Bir kişi kendini olmak istediği şeye yada olmak zorunda olduğu şeye inandırır. Yaşadığı dünya insan için bir kafes gibi görülebilir yada akıp giden zamanda sağa sola savrulunan bir yer yada kaderine mahkum bir hayat ne olursa olsun inancın derinliği ne derece var ise insan inanmak istediğine inanır hatta kendisini hastalık derecesinde hipnotize eder.

İnsan söyledikleri ve söylediklerinin içerisinde imâ ettikleriyle iletişim kurar bir kişiyle sohbet ederken o kişinin söylediği sözlerden ziyade o sözlerin söyleniş tonuna ve gerçekçiliğine bakarsınız bunu ister bilinçli olarak yapan birisi olun, isterseniz bilinçsiz olarak yapan birisi olun bundan etkilenmeniz kaçınılmazdır.

Deneme I

İnsanın bencilliğinin sebebi nedir ? 

Tarihin insanın üzerindeki etkisi yadsınamaz bir gerçektir toplumları değiştiren yegane şey tarihi ve yaşadığı olaylardır insanlar olaylar karışında kayıtsız kalamayıp davranışlarını değiştirmektedirler savaşlar insanı üzer ya kabuğuna çekilmesini yada sertleşip daha soğuk bir varlık olarak devam etmesini sağlar ve bu davranış biçimi nesilden nesile aktarılamya çalışır. “benim zamanım…” diye başlayan cümlelerden geçmiş ve gelecek dersi verileceğini açıkça anlayabilirsiniz. Peki insanın bencilliği yaşadığı olayların yüzyıllardır kendisine yansıması olarak mı ortaya çıkmıştır ? yoksa zaten var olan bir içgüdünün dışavuru mumudur ?

Bunu kesin olarak bilebilmenin bilimadamları açısından bile halen imkansız olduğunu varsayarsak burada anlatılacaklar basit gözlemlerin yazıya dökülmüş hali olarak karşınıza çıkması diyebiliriz. Okumaya devam et “Deneme I”

Bahar Aylarından Esintiler

Bloguma özel olarak pek yazı yazmıyorum ama artık yazmaya karar verdim. Beni takip edecek birisi çıkarsa hakkımda  üç – beş fikir sahibi olabilsin sadece yaptıklarımla bilinmek negatif sonuçlar doğurabilir.

Cep telefonumdaki kamerayı bir kaç haftadır düzenli olarak fotoğraf çekmek için kullanıyorum ve bu fotoğfları kaydetmek için bir bluetooth usb aracını aldım artık çektiğim ilginç veya çok sıradan fotoğrafları buradan paylaşmaya çalışacağım.

  eviminde yakınında bulunan resimde görünen cadde güzelim ülkemizin biricik manzaralarından birisini yansıtıyor. Kelimeyi ağzıma alamayacak olsamda yolların bir kazılıp bir kapatılıp bir kazılık bir kapatılıp neye dönüştüğünü siz hayal edin 🙂 Bu kazının sebebi su şebekesi içinmiş yıllar sonra şehrin en büyük dev projesi diye Denizli belediyesi su kanallarını yeniliyor. Peki bir kaç ay yada yıl sonra elektrik şebekesi yenilenecek olunca ne olacak ? Yollar tekrar kazılacak…….

 

Şu sıralar 22.04.09 AÖF sınavının sonuçları açıklanmamışken sınava girdiğim günün resimini görebilirsiniz. Açık öğretim sınavının güzelliği herkesin özz ye nazaran tasasız olması diyebilirim ÖSS gibi gergin ve kasvetli bir hava olmuyor. 4 sene hiç sınıfta kalamadan yada kalarak 5 sene okuyacağımı düşündükçe bu işin sonunu merakla bekliyorum. gerçi zaman su misali akıp geçer diyorlar bekleyip göreceğiz.

Okumaya devam et “Bahar Aylarından Esintiler”

Karakter Tasarımları

Şu sıralar üzerinde durduğum eyitim projesi bir Eğitim projesidir 🙂 Hatta Eğitim demek eş anlamlı kelime olan eyitim de demektir. Halk içerisinde kullanılan bir deyiştir. konu eğitim olunca benzer tasarımları incelediğimizde karşımıza hep gözlüklü yada kalemli karakterler çıkıyor diyebiliriz. Nitekim benim tasarımımda dörtgöz birşeyler oldu değişik varyasyonlar ile görelim bakalım.
eyitim