Tümdengelim, Tümevarım, her ikisi birden yada hiçbiri…

Tümdengelim, Tümevarım,  her ikisi birden yada hiçbiri…

Bir çok konuyu, bir çok olayı araştırmak ve öğrenmek insan doğasında var bunu kendimden biliyorum bir merak silsilesi ve araştırma aşkı öğrendikçe cahilliğin daha fazla keşfi, bilgiye ulaştıkça başka bilgilere olan açlık, durdurulamaz bir nehir gibi akıyor.

Akan bu nehire “bilgi nehri” diyelim bu nehirden herkes bilgi içiyor, kimisi bu nehrin kenarına evini kurup onunla birlikte yaşıyor kimisi bu nehire turistik bir geziye gelir gibi gelip gidiyor.  Dikkatimi çeken ve yapılmasının yanlış olduğunu düşündüğüm şey bilgi nehrine turistik ziyaretler edilmesidir. Turistik değil süreli olarak bilgiye açlık duymalı ve onunla yaşamak gereklidir.

Kimisi bu nehirin üzerinden sürekli geçiyor fakat onu hiç farketmiyor, ya okuluna gidiyor, ya evine, ya işine, ya sevgilisine bu “ya”lar uzar gider. Anlaşılması gereken şey çoğu kişi için bilginin hiç görülmemesidir.

Peki bu bilgiyi turistik amaçlarla bile görmeyen kişiler neyi, nereden biliyor ?

Zurnanın “zırt” dediği yer burasıdır. Bilginin olmadığı yerde ve gerçeğe dayanmayan şeyler için dedikodular yapılır, söylentiler çıkar, atıflar olur, kavgalar olur,  kinayeler oluşur, her gün çoğu gazetede yer alan saçmalıklar yaşanır. Bu saçmalıklara inanışlar olur, eee ne yapsın millet o nehire girmek varken yada o nehiri tanıtmak varken onlara gerçekler asılsız sunulmaya başlanır ve buna inanışlar artar. Eğer salt bilgi olmazsa sözde gerçek diye bilinen şeylere inanışlar oluşur.

İnsan bildiği ve bildiğini düşündüğü kadar vardır. Başlı başına düşünmek bilmek demek değildir.

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir