Tasarım Sürecinde Çevrenin Etkisi

Bir tasarımcının en büyük sıkıntısı kendini ifade etme ve içinde bulunduğu ortamın kalıplarının dışına çıkabilmedir, diye düşünüyorum çünkü yaratıcı yani var olan parçalardan yeni parçalar üretmeyi başaran, keşfedilmemiş kaynakların keşfini sağlayan, daha önce görülmemiş şeyleri insanların gözlerinin önüne seren tasarımcı özgür tasarımcıdır.

İnsan hangi alanda olursa olsun kendini özgürce ifade edebilmeli ve dar düşünce kalıplarından sıyrılıp daha yararlı ve anlaşılır tasarımlar yaparak toplumun zamansal gelişimde etkin rol oynamalıdır. Çevre hiç küçümsenmemeli ve en çok dikkate alınması gereken etkenlerden birisidir. Herkes cesaretli değildir fakat yeteneği açığa çıkarmak cesaret gerektirebilir. İlkler çevre tarafından kabül edilmekte hep zorlanılır ve genelde reddedilir, kabul edilmez, cezalandırılır. Bu yüzden gelişimin geç ve alışılmıştan daha yavaş belkide tamamen durması sözkonusu olabilir. Çevrenin etkisinden kurtulmak mümkündür ama insanları değiştirmek asla… Değişim değişmeye açık kişiler için vardır.

Bireysel Rol

Tasarımcı çevresel etmenlerden kurtulup üretim yapabilir, kendisini çevresine kanıtlamak zorunda hissetmemelidir. Aksine bildiği ve yaptığı işten vazgeçmemelidir.

Eleştiriler

Bu demek değildir ki “eleştrilere açık olmamak gerekir”. Yenileme ve değişim gelişimin vazgeçilmez parçasıdır. Eleştrileri duymak gerekir çünkü yolda yürürken yanımızda aynayla gezmiyoruz ki sürekli ne yaptığımızı farklı bir açıdan görebilelim bu yüzden eleştrileri duymalı ve onlara önem vermeliyiz fakat sınırlarımızı koymalı ve eleştrilerin haddini kontrol altında tutmamız gerekmektedir.

Bilinmesi gerekir ki sözler uçucudur fakat ürünler ve eserler kalıcı üreten insan her zaman iyi bir yere gelecektir. Yeterki üretmeyi ve önüne bakmasını bilsin.

Temmuz 2008 – Sinan İŞLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir