Psiko-Reklam

Psiko-Reklam’ın ne olduğunu anlatmadan önce psikoloji ve reklamın kısa tanımlarını yapalım.

Psikoloji: Davranışları ve zihinsel süreçleri inceleyen bilim dalıdır.

Reklam: İnsanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan duyurudur.

Reklamları psikolojik bir deney gibi düşünürseniz bahsetmek istediğime yaklaşırsınız.

Özellikle görsel ve görsel-işitsel reklamlarda yapılan bu eylem insan davranışlarını teknolojinin son nimetlerini kulanarak insanların düşünce biçimlerini değiştirmeye çalışmaktadır. Psikolojik olarak donanımlı olmayan birey bu yöntem sayesinde farkında olmadan ve bilinçsiz bir biçimde reklamı yapılan “şey”in tutkusuna ve etkisine kapılarak parasını reklamı yapılan şeye harcar.

Çok az televizyon izlediğimden mütevellit bazen televizyon izlediğim sıralarda karşıma çıkan reklamların temelinde neler olduğunu görmem zor olmuyor. Fakat düzenli ve sürekli televizyon izleyen birisi için reklamlara ve reklamların kendisine karşı psikolojik etkilerini görmesi çok zor.

Peki bu durum ne kadar etik?

Elbette bu durum tamamen etik değil fakat reklam yapılmadan bir ürünün satılması da mümkün değil.

Sizlerde takdir edersiniz ki bir durum yasal olduğu sürece yapılan şeyin etik olup olmaması önemli değildir.

Önemli olan kazanılan ve kazandırılan paradır. Bu reklamların geri dönüşüm oranları dikkat edilmesi gereken asıl noktalardır. Hangi reklam biçimi en yüksek geri dönüşü sağlıyor ise o reklam biçiminin daha çok kullanılması kaçınılmaz son olmaktadır.

Peki bu psikolojik etkilerin yasal olmasının sebebi nedir?

Psikolojinin ölçülememesi.

Psikoloji, felsefe gibi muğlak noktalara ve sınırlara sahip bir bilim dalıdır. Bu nedenledir ki her insanın psikolojisi farklıdır. Her insanın gördüğü, işittiği ve öğrendiği şeyler de farklıdır. Dünyada 6,5 milyar insanın, 6,5 milyar düşüncesi vardır ve bu insanların hepsine aynı görüntüyü gösterseniz dahi hiç bir insan %100 aynı fikirlere ve tepkilere sahip olmayacaktır.

Bu durumun bir çok etkisi olmakla birlikte her insanın kişiliğinin eşsiz olmasının ana sebepleri yaşadığı ve büyüdüğü çevresiyle çoklu bir biçimde şekilenmesidir. Haliyle her insanın kişiliğiyle birlikte psikolojisi de farklılaşmaktadır ve standart bir biçim söz konusu değildir.

Böylesine muğlak bir bilim olan psikolojiyi reklamların bir araç olarak kullanması, karşılaşılacak etkilerin neler olacağının net biçimde hesaplanamamasından dolayı devletler bilinçli yada bilinçsiz bu duruma ses çıkarmamakta ve yasal bir biçimde reklamcılar psiko-reklam yapmaya devam etmektedir.

Aynı şekilde reklamcılar için de bu durumu standartlaştıramayız, elbette bu yöntemi kullanmayan reklamcılar da vardır. Fakat televizyona reklam yapıp da bu yöntemi kullanmayan ajans henüz görmedim.

Yazıyı çok güzel bir soruyla bitirelim.

Gelecekte ne olacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir