Web Tasarım ve Erişilebilirlik

Tasarımın bir çok alanı vardır fakat amaçlar birbirine yakındır. Bir gazete tasarımı okunmak için yapıldığı gibi bir web sitesi de okunmak için yapılır. Aralarında benzerlikler olmakla birlikte farklar vardır. Web Tasarım konuyla ilgili olduğundan kısaca değinelim. Doksanlı yılların sonlarına doğru bilgisayar+internet bağı büyüdükçe ve internet uluslararası bir değer kazandıkça web siteleri önem kazanmış ve insanların beğenisine, okumasına ve kullanımına sunulmuştur. Başlarda ilkel denilebilecek vasat siteler yapılıyorken zamanla matbuu alanda yapılabilen tasarımlara eşdeğer hatta daha fazlasını web tasarımı ile uygulayabilir olduk. Web tasarımın yükselişi sahip olduğu altyapı ve eldeki malzemelerin fazlalaşmasıyla birlikte daha kalite bir çizgiye oturmuştur. İkibinli yılların başlarında bu konu neredeyse tamamen çözümlenmiştir. Elbette amcasının oğluna site yaptıran bir firma sahibinin sitesinden bahsetmiyorum o tarz siteleri halen görüyoruz ve göreceğiz onlar olmasa kendimizi eleştirmeye devam edemeyiz monotonluğumuzu üstümüzden alıyorlar. Web tasarım şu an geldiği nokta ile halen yetersiz olmakla birlikte büyük gelişme kaydetmiştir. Web kendini cloud ve hiper bilgisayarlara bıraktıkça web sitelerinde akan verilerin artışını daha anlamlı kılabilmek için oop&dom mantığında tasarımlara doğru ilerlenecektir. Bunu yeni yeni görüyoruz. Hatta cloud yapısına entegre donanımlar-bilgisayarlar türemeye bile başladı sanıyorum bu işin pek sonu yok. Gelişim uzunca bir süre daha sürmeye devam edecek ama tasarımda çağdaş düşünceye sahip olmak halen sürecek mi? İşte bu konuda bazı kaygılar edinmeliyiz.

Gelelim erişilebilirlik konusuna.
“Bir yazı yaz ki onu herkes anlayabilsin.”
Bu yazının yazılış biçiminden öte onun sunuluş biçimiyle ilgli bir durumdur. Yazılan yazıyı olduğu gibi vermek herkesin anlamasını güçleştirecektir. İstenilen erişilirliği sağlayamayıp anlam karmaşası doğacaktır. Fakat bir yazı iyi bir tipografiyle, görsel zenginleştirmelerle ve grafiklerle anlatılırsa o zaman herkes anlayabilir. Demek ki erişilebilirlik sadece tasarım değil aynı zamanda sunuşun da görselleştirilmesini gerektirir.

Engelliler

Erişilebilirlik konusunu genel olarak anlaşılırlık üzerine kurguluyorum elbette içeriğe erişen kişiler bir tek anlamak zorunda kalmıyor.

Dünyada milyonlarca engelli var, kimisi kör, kimisi sağır, kimisi farklı engellere sahip. Azımsanmayacak rakamlar özellikle çok engelli insanın çalışmadığını düşünürsek ailenin eğer imkanı var ise bilgisayar ve internet aracılığıyla sosyalleşmeye de çalışıyorlar bu demek oluyor ki internet sitelerini bol bol geziyorlar. Bu yüzden yaptığınız siteleri engellilerin rahat okuyabileceği şekilde tasarlamaya özen göstermelisiniz. Örneğin bir kör ziyaretçi girdiğinde resimleri göremez bu yüzden yazıları olabildiğince text biçiminde yayınlayın. Linkleri, butonları resim yada flash yapmayın. Zaten flash sayfalar körler tarafından hiç okunamıyor o konudan bahsetmek bile istemiyorum.

İnternet’in ne başı var ne sonu onu bütünüyle ele almakta imkansıza yakın genel hatlarıyla yazdığım bu yazı başlı başına bir kitap konusu, kalanları yazmayı ise bir gün zaman olursa diye erteliyorum.

Sevgiler : )

Tasarım Sürecinde Çevrenin Etkisi

Bir tasarımcının en büyük sıkıntısı kendini ifade etme ve içinde bulunduğu ortamın kalıplarının dışına çıkabilmedir, diye düşünüyorum çünkü yaratıcı yani var olan parçalardan yeni parçalar üretmeyi başaran, keşfedilmemiş kaynakların keşfini sağlayan, daha önce görülmemiş şeyleri insanların gözlerinin önüne seren tasarımcı özgür tasarımcıdır.

İnsan hangi alanda olursa olsun kendini özgürce ifade edebilmeli ve dar düşünce kalıplarından sıyrılıp daha yararlı ve anlaşılır tasarımlar yaparak toplumun zamansal gelişimde etkin rol oynamalıdır. Çevre hiç küçümsenmemeli ve en çok dikkate alınması gereken etkenlerden birisidir. Herkes cesaretli değildir fakat yeteneği açığa çıkarmak cesaret gerektirebilir. İlkler çevre tarafından kabül edilmekte hep zorlanılır ve genelde reddedilir, kabul edilmez, cezalandırılır. Bu yüzden gelişimin geç ve alışılmıştan daha yavaş belkide tamamen durması sözkonusu olabilir. Çevrenin etkisinden kurtulmak mümkündür ama insanları değiştirmek asla… Değişim değişmeye açık kişiler için vardır.

Bireysel Rol

Tasarımcı çevresel etmenlerden kurtulup üretim yapabilir, kendisini çevresine kanıtlamak zorunda hissetmemelidir. Aksine bildiği ve yaptığı işten vazgeçmemelidir.

Eleştiriler

Bu demek değildir ki “eleştrilere açık olmamak gerekir”. Yenileme ve değişim gelişimin vazgeçilmez parçasıdır. Eleştrileri duymak gerekir çünkü yolda yürürken yanımızda aynayla gezmiyoruz ki sürekli ne yaptığımızı farklı bir açıdan görebilelim bu yüzden eleştrileri duymalı ve onlara önem vermeliyiz fakat sınırlarımızı koymalı ve eleştrilerin haddini kontrol altında tutmamız gerekmektedir.

Bilinmesi gerekir ki sözler uçucudur fakat ürünler ve eserler kalıcı üreten insan her zaman iyi bir yere gelecektir. Yeterki üretmeyi ve önüne bakmasını bilsin.

Temmuz 2008 – Sinan İŞLER

Karakter Tasarımları

Şu sıralar üzerinde durduğum eyitim projesi bir Eğitim projesidir 🙂 Hatta Eğitim demek eş anlamlı kelime olan eyitim de demektir. Halk içerisinde kullanılan bir deyiştir. konu eğitim olunca benzer tasarımları incelediğimizde karşımıza hep gözlüklü yada kalemli karakterler çıkıyor diyebiliriz. Nitekim benim tasarımımda dörtgöz birşeyler oldu değişik varyasyonlar ile görelim bakalım.
eyitim