Bleep: BitTorrent Yüksek Güvenlikli Sohbet Uygulaması Geliştiriyor

P2P paylaşım sistemleri geliştire BitTorrent firması güvenli bir sohbet uygulaması geliştiriyor. Uygulama sunucusuz bir yapıya sahip. Windows 7 ve Windows 8 için şimdilik geliştiriliyor.

Yakın zamanada kadar BitorrentChat diye biliniyordu fakat bir kaç gün önce şirket uygulamanın adının ‘Bleep’ olacağını duyurdu. Güvenli bir biçimde sohbet kayıtlarınızı ve iletişim bilgilerinizi şifreleyerek iletişim sağlıyorsunuz. Sistem size özel eşsiz bir anahtar kod oluşturuyor. Ne zaman bir sohbete başlarsanız geçici olarak da bir anahtar oluşturuluyor. Sizin dahada güvenli bir biçimde sohbetinizi güvende tutuyor.

bleep bittorrent sohbet uygulaması p2p

 

 

 

 

Android %85 Kullanım Oranına Ulaştı Q2 2014

Pazar araştırmacısı Strategy Analytics rakamları açıkladı. 2014 ‘ün ikinci çeyreğinde Android sistemi akıllı telefonlarda dünya pazarının %84,6 kullanım oranına ulaştı.

Strategy Analytics raporuna göre 295 milyon akıllı telefon bu süreçte incelendi. Büyüme hızı olarak pazarın son 5 yıldır gördüğü en yavaş büyüme hızı olarak belirtiliyor.

android tablo büyüme

Apple iOS marketteki kaybı geçen sene 13,4 idi bu sene 11,9 Microsoft pazar kaybı ise 3,8 den 2,7 düştü.

BlackBerry ise 2,4 ten 0,6 ya düştü. Oranlara bakınca anlaşılıyor ki bu düşüşlerin hepsi Android cihazlara yükseliş olarak geçmiş.

akıllı tekefon marketi samsung apple diğerleriÇin akıllı telefon üreticisi Xiaomi dünyanın en büyük 5 markasından biri haline geldi. Toplam pazarın %5 ini elinde bulunduruyor. Geçtiğimiz dönemde markete 15,1 milyon telefon gönderimi yaptı.

Strategry Analytics e göre Xiaomi Android Akıllı telefon modelleri Çin pazarında çok popüler. Her çeyrekte milyonlarda akıllı telefon satıyor. Xiaomi ‘nin diğer adımı ise uluslararası pazar olacak. Asya ve Avrupa pazarına girmeyi düşünüyor. Bu pazarlara marka bilininirliği olmadığı için büyük yatırımlar yapmayı planlıyor.

Bu arada Samsung dünya pazarına 74,5 milyon akıllı telefon ihrac etti. Dünya pazarının %25 ini elinde tutuyor.

 

 

 

Türkiye’nin Geleceğini Değiştirecek Nesiliz

Bu söylediğim hiç Ütopik değil. Sizlere rahatlıkla bunu söyleyebilirim. Sadece buna inanmakla kalmıyorum.

Görüyorum.

Çünkü kanıtları takip ediyorum. Dünyaya başarılı biçimde açılan yazılımlar üretmeyi başarıyoruz.

Sanayi alanında başarılı markalarımız dünyaya yayılıyor.

Hepsi günümüzde gerçekleşiyor. Emin olun bundan 15-20 öncesiyle bugün Türkiye’nin geldiği durum arasında dağlar kadar fark var.

Halen yeterli değil. Hem ekonomik cari açık bakımından büyük sorunlar hem de vatandaşlık hakları ve demokrasi uygulamaları alanında sıkıntılar var.

Hepsi çözülecek. Fakat göz açıp kapayana kadar giderilemeyecek şeyler. O yüzden sabretmek gerekiyor.

 

Pek ine yapmalı?

Yaptığımız işlere odaklanmalı ve fayda sağlayarak kazanmalıyız.

Etrafımızda yaşananlara umursamadan işimize odaklanmalı. Üretmeli ve bilgi yaymalıyız.

Karanlığa küfretmektense birer ışık olmalıyız. Bize düşen budur.

Gerisini zaman getirecektir.

Spot.im Her Site için Nokta Sosyal Ağ

Spot.im yeni ve hızla büyüyen bir sistem. Sitenizde sosyal ağlarla ilişki kurarak daha sosyal bir site yapmak için kullanabileceğiniz bir araç.

Sitenize embed ettikten sonra bir köşede nokta açılıyor ve bu nokta üzerinde siteniz ile ilgili tartışmaları. Paylaşımları ve sohbetleri oluyor.

Bu paylaşımları sosyal ağları kullanarak ve sosyal ağ hesaplarıyla giriş yaparak gönderiyorlar.

Aklıma Disqus sistemini getirdi fakat bu sistem tamamen sosyal ağlara bağımlı olduğu farklı ve amacı sosyalleşmeyi kolaylaştırmak olduğu için aralarında farklar var.

Bu sistemi benim sürekli takip ettiğim cgsociety.org sitesi kullananlardan birisi. Site çok büyük ve foruma, galerilere ve haberlere sahip bölümlerden oluşuuyor. Zaman içerisinde hem sektörel hemde site olarak çok büyüdü. Haliyle sitenin gereksinimleri arttıkça bölümler arttı fakat bölümler arasında ilişki kuracak bir yapıları olmadığı için etkileşim ve site için sosyalleşme zayıfladı. elbette forum var fakat sosyal ağlar ile site arasındaki ilişkiyi forum yeterince sağlayamıyor.

Bu siteyi anlattım çünkü buna benzer yapıda çok bölümlü bir siteniz varsa ne bilim bir portal sahibiyseniz spot.im çözümü tam sizlik diyebilirim.

E-Ticaret Siteniz ile Nasıl Daha Çok Para Kazanırsınız?

E-ticaret günümüzün internet ile birlikte en hızlı büyüyen sektörlerinden birisidir. Organik bir biçimde teknolojinin topluma yayılmasıyla birlikte internet kullanımı organik olarak artmaktadır.

Kitlenin olduğu yerde doğru biçimde yaklaşırsanız para da olur.

Yani kitle pazar yaratır bu pazarda herkes para kazanabilir.

İnternet’in en güzel yanı sıfırdan girişimcilik yapabilecek olmanız.

Ücretsiz site açabilir. Bankalara pos cihazı için yalvarmadan çevrim içi ödeme alabilir.

Eğer sattığınız ürün veya hizmet çok kişi tarafından isteniyorsa zengin olabilirsiniz.

 

Yazının Amacı

Bu yazıda sizlere daha çok nasıl para kazanırsınız anlatacağım. Yani hali hazırda bir satış yapan siteniz veya kitleniz olması gerekir. Sıfırdan başlayanlar için bu yazı bir adı msonrası olacaktır.

Fakat yine de yararlıdır. Henüz sitenizi açıp para kazanmaya başlamadıysanız dahi okumanızı tavsiye ederim.

Strateji kurmak ve girişiminizin geleceğini görmek için faydalı olacaktır.

 

İstatistik

İnternetin eski medya araçları yani gazete, televizyon ve radyo kastediyorum. Ezip geçmesi tesadüf değil. İnternet ölçülebilir. Strateji yapılabilir. Koşarken önünüzü görebileceğiniz bir alandır. Yani elli bin liralık bir reklam yatırımı yaptığınızda bu yatırım ile kaç kişiye ulaşıp bu kişilerden kaçının sitenize gelip bu gelen kişilerden kaçının bir ürünü sepetine ekleyip satın aldığını yada son anda satın almaktan vazgeçtiğini öğrenebilirsiniz.

Böylesine bir güç doğru kullanırsanız sizi mükemmel bir satıcı yapabilir. Bu sebeple istatistik çok önemlidir. Daha çok insana ulaşmak için var olanların sitenizde nasıl dolandığını. nası gezdiğini ve bu davranışları nasıl iyileştirebileceğinizi istatistik analizi yaparak fark bulabilirsiniz.

İstatistik hizmetleri arasında en iyi araçlardan bazıları şunlardır;

Google Analytics: Google firmasının sahip olduğu bu istatistik hizmeti sizlere gerçek zamanlı istatistik vermeden tutun. Kullanıcı davranışlarını sitenizin derinliği kadar bir derinlikte incelemenizi sağlayacak veriler sağlar. Ücretsiz bir biçimde üye olabilir ve kullanabilirsiniz. Ayrıca Google bu hizmetini diğer reklam hizmetleriyle entegre etmeyi aşırı kolaylaştırmıştır. Google Adwords üzerinden reklam veriyorsanız yada Adsense üzerinden reklamdan para kazanıyorsanız Google Analytics kullanmak sizin için zorunludur diyebilirim.

Google Webmaster Tools: Google Webmaster Araçları hem istatistik hemde bir SEO aracıdır diyebiliriz. Sitenizin hangi kelimelerde arandığını ve hangi içeriklerinizin en çok hangi kelimelerden ziyaretçi kazandığını buradan takip edebilirsiniz. Google Analytics bunu göstermiyor mu? diye sorabilirsiniz. Hayır göstermiyor. Özellikle son dönemde Google bütün aramaları HTTPS yani gizli bir hale getirdiği için çoğu kişinin sitenize hangi kelimeden geldiğini göremiyorsunuz. o yüzden G.W.T. kullanarak bu açığı kapatabilirsiniz. Düşük olduğunuz ve yüksek getirisi olabilecek kelimelere yatırım yapabilirsiniz.

Yandex Metrica: Metrica diğer istatistik hizmetlerinin sahip olduğu bütün özelliklere sahip alternatif bir hizmettir. Fakat bunun yanında sahip olduğu inanılmaz özellikler vardır ki normalde bu özellikleri yüzlerce binlerce dolara satın alırsınız. Mouse izleme istatistik ve Heatmap istatistik.  Metrica ile kişilerin sitenize geldiğinde nasıl gezdiğini birebir simüle etmektedir. Örneğin “kişi geldi sağ üst butona tıkladı sonra baştan aşağı sayfayı okudu ve yorumlarda gördüğü bir likte tıkladı ve siteden çıktı” gibi bütün yaşanan şeyleri videoda izler gibi izleyebiliyorsunuz. Bu inanılmaz bir özellik. Ayrıca bunu Türkiye’de bilen kişi sayısı çok az. Diğeri ise dediğim gibi heatmap. Bu ise kişilerin sitenizi gezerken çounluk nerelere tıkladığını gösterir. Çok tıklanan yerler kırmızı az yerler mavi gibi renk skalasında gösterilir. Aslında Yandex Metrica bizlere  görselleştirilmiş zekice istatistik sunar.

Normalde bu özellikleri siz verileri anlaşılır hale getirmek için de yapabilirsiniz. Fakat Metrica size anlık bir biçimde bu özelliği sunuyor. Uğraşmanız gerekmiyor. Anlaşılır istatistik daha kolay analiz yapma ve karar vermenizi sağlar.

 

Reklam

Şimdi istatistiklerimizi kurduk tek tük ziyaretçimiz ve satış yapıyoruz. Peki bu satışları nasıl arttırırız?

Elbette ziyaretçi ve potansiyel müşteri sayısını arttırarak. Müşteri sayısı arttıkça satışlarda artacak ve zengin olabileceksiniz.

Reklam vererek bunu sağlamak mümkün.

Google Adsense: Google neden zengin diye sorarsanız cevabı Adsense olur. Aranan içeriklere göre reklamlar göstererek müşteri kazanabilirsiniz. Örneğin ayakkabı satıyorsunuz. Google Adsense üye olup. Bütçeniz kadar para yatırım. “Ben birisi ayakkabı diye ararsa sitemin-reklamımın çıkmasını istiyorum” dersiniz. Haliyle birisi “ayakkabı”, “ayakkabı satış”, “ayakkabı fiyat” gibi potansiyel müşteri aramaları yaparsa sizin çıkmanız ona satış yapabilmenizi sağlayacaktır.

Google bu aramalar olunca sizi gösterecek ve müşteri reklama tıklayınca sitenize gelecektir. O noktadan sonra gelen kişi var olan içerikleri severse ve yeterli bulursa sipariş verecektir.

Yandex Direct: Çok bilinmiyor fakat aynı tarzda reklam hizmetini yandexte veriyor. Yandex ‘in ziyaretçi ve arayanı çoğalıyor. Yukarıda ne demiştim. Kitle varsa para da vardır. Yandex aynı Google gibi uzun bir süre önce reklam hizmetini duyurdu ve platformu üzerinden reklam alıyor. Direct reklam vermek için alternatif reklam şirketlerinden birisidir.

ADF.LY Link Reklam: Link reklam içeri kbazlı reklamın aksine sadece coğrafya bazlı bir reklam biçimidir. Size yaklaşık 5 saniye ziyaretçi kazandırır. Marka bilininirliği için adf.ly çok iyi bir çözüm olacaktır. Yani diyelim bir markanız var ürün satmaktan ziyade o alanda en çok bilinen marka olmak istiyorsunuz. Buraya reklam vererek bir hafta içerisinde milyonlarca ziyaretçiye çok uygun fiyatlarda ulaşabilirsiniz. Yaklaşık olarak söylüyorum. 1000 (bin) TL  ye 1000000 (milyon) kişiye ulaşabilirsiniz. Farkettiyseniz çok hesaplı bir reklam ağı. Fakat unutmayın bu bilininirlik için iyi bir reklam biçimidir. Geri dönüşüm çok düşük olmaktadır. o yüzden satış-ürün odaklı reklamlar için bu yöntemi tavsiye etmiyorum.

 

SEO

Reklam için hiç paranız yoksa yada az paranız varsa SEO alanına yatırım yapabilirsiniz.

Arama Motorlarında yapılan aramalar sayesinde sitelerimiz ziyaretçi kazanır. Örneğin iyi bir kelimede ilkler arasında yer alırsanız “ayakkabı” “telefon” “”bilgisayar” gibi. Çok kolay ziyaretçi ve para kazanırsınız.

Ziyaretçi = Potansiyel Satış

Basit denklemimiz olduğuna göre SEO alanına yatırım yapmamak büyük bir eksik olacaktır. Aslında reklam için paranız yoksa dedim ama varsa bile SEO yatırımı yapmak gerekir.

İyi SEO’ya sahip bir site çok iyi gelirler elde etmenin anahtarıdır. Ayrıca güvenilir bir yatırım biçimidir. Her ne kadar reklam kesin bir biçimde potansiyel müşteri getirse bile zaman içerisinde reklam maliyetleri rekabet dolayısıyla artabilir. Fakat SEO maliyetleri reklam maliyetlerine göre her daha düşük kalır.

SEO için profesyonel bir biçimde hizmet veren kişilerle çalışmanızı veya kendinizi bu konuda geliştirerek doğru içeriklere sahip iyi SEO optimizasyonu yapılmış bir site sahibi olmanızı tavsiye ederim.

Doğru yapılmayan SEO işlemleri sitelere çok kötü düşüşler ve zararlar verebilir. O yüzden bilinçsizce bu yöntemi askın uygulamayın.

 

 

**Google SEO

WordPress Gelişmiş Taxonomy Arama Eklentisi

Aslında eklentinin orjinal adı “Ultimate WP Query Search Filter” gelişmiş bir biçimde yazı tipleri taxonomy, kategori, etiket ve özel alanları seçerek arama yapabilmenizi sağlar.

Eklenti farklı özelliklerin genişletilebilmesi sayesinde istediğiniz bir bölüm veya birden fazla bölüm içerisinde arama yapabilir. Yani ne yapmak istediğinize bağlı olarak istediğiniz biçimde kullanabilirsiniz.

Örnek verecek olursam Emlak Sitesi, Konut Sitesi, Araba Sitesi, Taşıt Sitesi, Sinema Sitesi gibi farklı uygulamalar içerisinde kullanılabilecek gelişmiş aramalar için bu eklenti tam aranılan çözümdür diyebilirim.

Normalde bu tarz gereksinimleri biz kodlayarak yaparız fakat bu eklenti işimizi büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Hiç kodlama bilmeden bile bu eklentiyi kullanarak gelişmiş arama özelliğini sitenize ekleyebilirsiniz.

Eklenti aramaları ajax biçimde döndürebiliyor. Yani sayfa yenilenmeden sonuçlar gösterebiliyor. Bu en sevdiğim özelliklerinden birisi diyebilirim.

Eklenti İndirme Sayfası

 

Ekran Görüntüleri

WordPress Hakkında Şaşırtıcı İstatistikler

WordPress kullanım oranı ve onun için yapılan eklentiler ve temalar hızla artıyor.

WordPress ‘in başlı başına bir ticari pazar yarattığını söyleyebiliriz. Dünyada on binlerce WordPress uzmanı sistem üzerinden para kazanıyor. Avrupa ve Amerika’da WordPress başlığı adı altında uzmanlar iş ilanlarıyla alınıyor.

Bu büyüme devam ederken bazı istatistikleri wordpress.org paylaşıyor ve hadi bu istatistikler inceleyip WordPress in dünyada nerede olduğunu daha net görelim.

Bu veriler günceldir ve 2014 ocak ayında elde edilmiştir.

 

75 milyon Site WordPress Sistemini Kullanıyor

Evet doğru okudunuz 75 milyon site wordpress kullanıyor. Türkiye’de yaşayan her bir kişinin bir sitesi olması gibi bir şey.

Bu sitelerin yaklaşık yarısı wordpress.com üzerinde ve diğer yarısı da kendi hostingi üzerinde barındırıyor.

 

Ayda yaklaşık 37 Milyon Arama Yapılıyor

Ayda 37 milyon kez WordPress konuları aranıyor.  Bu günde en az 1 milyon arama eder ve dünyada nası lbir WordPres pazarı oluştuğunu bu rakamlarla anlayabiliriz.

İnsanlar WordPress Eklenti, WordPress Tema ve WordPress Yardım gibi konuları durmaksızın arıyor ve bu potansiyel sürekli büyüyor.

 

WordPress 40 Dilde Kullanılıyor

Güncel olarak geliştirilen ve sürekli güncellenen 40 dilde WordPress topluluğu var. Bu listeyi şuradan görebilirsiniz.

Yeşil olanlar güncel olanlar ve diğer renkler yapılmaya çalışılanlar. İçerilerinde yeşil olmayan bir dil var ise siz katkıda bulunabilirsiniz.

WordPress topluluk yapısını çok sever. Özgürlük WordPress ‘in ruhudur.

 

Amerika’da  %22 Domain Sahibi WordPress ile site kuruyor

Bunu şöyle çevireyim Amerika’da her beş kişiden birisi WordPess kullanarak site kuruyor.

Türkiye için rakam açıklanmadı ama Bu rakamın daha fazla olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Türkiye’de kullanım oranı artmaya devam ediyor.

 

30.000+ Eklentiye Sahip

WordPress dünyanın en büyük topluluklarından birine sahi bunu sahip olduğu eklentilerden anlayabiliriz. Şu an 31,388 eklentiye sahip bu sayı hızla artıyor. günce yaklaşık 20-30 yeni eklenti yazılıyor. Ben bile eklenti yazarlarından birisiyim.

WordPress kulanıyorsanız eklenti kullanmamanız  imkansız. En azından spam eklentisi olan Akismet birlikte geldiği için bir eklentiniz olur.

Başlangıç seviyesinde bir çok müşterim dahi onlarca eklentiyi kurcalayıp kullandığına şahidim. O yüzden eklentisiz WordPress çocuksuz aile gibidir 😀

 

WordPress Geliştiricileri Çok Kazanıyor

WordPress dünyada bir pazar haline geldi. oDesk ve benzer iyabancı sitelerde yapılan istatistiğe göre WordPress Geliştiricileri  50/saat  dolara çalışıyor. Tabi bu rakam avrupa ve amerika için geçerli. Asya ve Afrika ülkemiz gibi iş gücümüzde ucuz oluyor.

Fakat yinede WordPress konusunda yüzlerce iş yapmış biri olarak söyleyebilirm ki yeri geldiğinde iyi bir php geliştiricisinden çok kazanırsınız.

WordPress öğrenmek ve uzmanlaşmak artık uzmanlık alanınıza göre bir gereklilik olmaya başladı.

Bu pazar uzun bir süre daha bir yere gitmeyecek o yüzden wordpress öğrenmeye yatırım yapın.

Açılması Elzem Sosyal Medya Hesapları

Sosyal Medya organik bir biçimde insanların sanal ortamda sosyalleşmesi için var olan sitelerin tamamı için verilen bir isimdir.  İngilizce Social Media teriminden geliyor. Halen gelişmekte ve konu insan olduğu için gelişmeye devam edecek bir alan.

Sosyal Medya sitelerinden bir çoğunun borsaya açılmasından sonra profil başına hisse gibi değerler biçilmeye başlanmışken halen sosyal medyada olmalı mıyım ? Şirketin sosyal medya hesabı olmalı mı ? Gibi sorular saçma duruyor. Çünkü aktif olmasanız dahi sosyal medyada resmi hesaplarınız olmaması size zarar vermekten başka bir işe yaramayacaktır.

Güzel bir örnek vereyim gazeteci ve tarihçi Murat Bardakçı sosyal medyayı sevmiyor.  Sırf sevmediği için bir hesap açma gereği duymamış. Her 3-5 programda bir izleyicilerine “O hesap benim hesabım değil”, “Benim adıma açılan hesaplara kulak asmayın” demekten kendini alamıyor. çünkü kendisi adına gerçekten ciddi sayılarda ve takipçiler de olan sosyal medya profilleri bulunuyor. Sosyal Medyayı es geçmek itibar yönetiminde 10 – 0 geriden başlamaktır. İtibarınızı ve kalitenizi korumak için aktif olmasanız dahi sosyal medyada olmanız gerekir. Yoksa Sevgili Murat Bardakçı gibi “O ben değilim”, “o hesaplara inanmayın” diyerek papağan olursunuz.

Halbuki teknolojiye ayak uydurmak zorundayız. Hareketli bir iş yaşamına sahip olup da “Ben cep telefonu kullanmayacağım” diyebilir miyiz? Elbette hayır. İletişim en önemli konudur ve günümüzde sosyal medya hesapları en az telefon kadar önemlidir.

 

Hangi Sosyal Medya Siteleri

Yüzlerce sosyal medya sitesi var. Elbette bunların en popülerleri Facebook ve Twitter devamında 10-15 site daha var onları şuradan inceleyebilirsiniz. Fakat bu demek değildir ki sadece Facebook ve Twitter kullanmak yeterlidir.

Bulunduğunuz sektöre ve yaptığınız işe göre sosyal medya gereksinimleriniz değişir. Örnekler vererek hangi durumlarda hangi sitelere ihtiyaç vardır ve kullanmak gerekir görelim.

Bir bloggersanız kendi halinizde yazılar yazıyorsanız ve bu yazılar genel hayatı ilgilendiren her konuda olabilecek şeylerse en popüler ağlar olan twitter ve facebook size yeterli olacaktır. Buralarda açacağınız sayfa, grup ve profiller ile istediğiniz kitleye ulaşabilir veya kendi kitlenizi yaratabilirsiniz.

Bir ticari site sahibiyseniz e-ticaret, şirket sitesi, kurumsal site veya web ajans olabilir. Facebook ve Twitter ile birlikte bir Linkedin sayfası ve çalışan olarak profil açmanız iyi olacaktır. Linkedin dünyanın en büyük iş ağıdır ve potansiyel iş bağlantıları kurmanızı sağlar. Türkiye’de kullanım oranı yüksek ve artmaya devam ediyor.

Kadın blogger, yemek tarifleri sitesi, sağlık ve moda gibi içeriklere sahip bir site sahibiyseniz veya bu işlerle uğraşıyorsanız Twitter, Facebook ve Pinterest hesaplarınız olması gereklidir. Pinterest %90 kadınların kullandığı bir sosyal ağdır. Kadınların sevdikleri, yemek, çanta, elbise, ayakkabı ..vs paylaştığı bir ortamdır. Bu ortamda hem potansiyel sevdiğiniz konuları bulabilir hemde potansiyel takipçiler kazanabilirsiniz.

Fotoğrafçı, tasarımcı, programcı veya sanatçıysanız durum çok çeşitlenebiliyor. Örneğin Web tasarım ve Programlama gibi konularla ilgileniyorsanız dribbble ve behance sizin için doğru seçim olacaktır.

Çoğunluk programlama ile ilgileniyorsanız Github hem kodlarınızı dünya ile paylaşmak, hem düzenli ve yedekli kod yazmak hemde potansiyel projenize destek sağlayacak insanları bulmak için inanılmaz güzel bir ortamdır.

Fotoğraf ile ilgileniyorsanız ve onları dünya ile paylaşacak yer arıyorsanız Flickr sizin için en iyi yer diyebilirim. Hem size verdiği devasa alan 1 TB ile hemde devasa topluluğu ile dünyanın en büyük fotoğraf paylaşım sitesidir.

Hangi sosyal ağlarda bulunmalıyım konusunda çok kafanız karışmasın. Başlıca ve artık günümüzde zorunlu denilebilecek Twitter ve Facebook hesaplarınızı muhakkak açmalısınız sonrasında işinize ve ilginize göre kategori bazlı sosyal ağ seçim orada aktif olmalısınız.

 

Sonuç

Doğru bir biçimde kullanılan sosyal medya hesapları ticari açıdan sizlere müşteri sadakati artışını sağlamanızı ve potansiyel yeni müşteriler bulmanızı sağlar.

Ayrıca sosyal ağlar kişisel olarak itibarınızı arttırmanızı ve yaptığınız işler için ilginin artmasını da sağlar. Yani işini bilen birisi bir malı daha çıkartmadan önce sosyal ağlarda pazarlayıp potansiyel müşterilerini oluşturabilir ve bu sayede çıkardığı gün satışa başlayabilir.

Elbette Sosyal Ağların kullanım sınırı yok insanla ilişkili her konuda sosyal ağlar kullanılabilir.

Nasıl yaparım? Sorusuna siz cevap vereceksiniz.

Yazılım Politikası Gerekiyor

Özellikle son dönemde sık duyduğumuz ve önümüzdeki yıllarda daha çok duyacağımız konulardan biri olacak teknolojik gelişim ve toplumsal kalkınma konularıyla ilgili sözel çok şey söyleniyor. Siyasi ve politik atıflar hedefler konuluyor. Girişimcilere ve sanayiye hibeler krediler yağdırılıyor fakat teknolojik gelişimin altı tam olarak çizilmiyor ve lisanslı veya açık kaynak yazılımın farkı ve açık kaynağın avantajı gözden kaçıyor.

Artık makinelerin araç olduğu ve iyi yazılım ön plana çıktığı dünya teknolojilerinde sadece araçlara odaklanarak ve yazılım kısmını önemsemeyerek hata yapıyoruz.

Lisanslara boyun eğiyor ve yıllarca lisanslara para aktararak boyunduruk altında kalıyoruz.

Örneğin güncel yaşanan bir olaydan alıntı yapacak olursam; Anka insansız hava aracı üretimi yapılırken yazılım kısmının önemsenmemesi yüzünden İsrailin Heronlarda kullandığı yazılımın aynısının Anka kullanıldığı öğrendik. Yapılan resmi açıklamada bunun araçsal kısmının daha önemli olduğu söylendi. Büyük hata ! Hem lisans açısından hemde güvenlik açısından büyük zaafiyettir. İran ‘ın Amerikan insansız hava araçlarını süzüle süzüle indirebilmesinin gücü yazılımsal bir altyapıdan kaynaklanmaktadır.

Yazılımın önemini kısa vadede ve dar bir pencereden görmek çok zordur. Bu konuda eğitimli olmak ve kendini geliştiriyor olmak gereklidir. Açıkçası alınan sertifikalarda yeterli değildir sertifikalar bir şey ispatlamaz. (Bu konuyu ayrıca bir gün yazacağım)

Gelecek iyi yazılımlarla yönetilen araçlarla olacaktır. Askeri bir örnek verdim fakat hayatın her alanında yazılımlara ihtiyacımız var.

Peki Türkiye’de yazılım üretmek yeterli mi? Hayır değil.

Açık kaynak yazılım üretmek gerekiyor. Sadece yazılım üretilmesi konusunda odaklanılırsa hata yapılır.

Microsoft ‘a veya kurumsal yazılım üreticilerine her ay veya her yıl lisans parası ödemenin hiç bir mantıklı yanı yoktur. Açık kaynak yazılım ülkede gelişmiş olsa ve bizzat devlet açık kaynak yazılımlara ilgi gösteriyor olsa hem lisans parasından hemde güvenlik zaaflarının çoğundan kurtulmuş olacaktır.

Pardus örneğinde gördük böyle maaşla ve devlet emriyle desteklenecek bir açık kaynak yazılım anlayışından bahsetmiyorum.

Tamamen özgür ve toplulukların kendiliğinden oluştuğu bir açık kaynak kültürün gelişmesi için çalışmaların yapılması gerektiğini kastediyorum. Bu işe elbette beyin, kaynak ve para ayırmalısınız fakat kontrol hastalığınızdan kurtulmalısınız. Devletlerin en büyük hatası aşırı kontrol kurma merakından gelir.

Gelişmiş ülkelerde artık siber bakanlık, bilişim bakanlığı, teknoloji bakanlığı gibi ayrı bakanlıklar kurularak İŞİN EHLİ insanlar buralarda görevlendiriliyor ve gerçekten vizyon sahibi insanlar ülkenin teknolojik geleceğini inşaa ediyorlar.

Bizimde artık teknolojik geleceğimizi inşaa etmek için resmi ve katı devlet kurumlarından kurtulup özgür-bağımsız yapılara ve bu yapıları destekleyecek bir bakanlığa ihtiyacımız vardır.

Hayat Nasıl Gidiyor

Şu sıralar yazmak pek içimden gelmiyor. Fakat tarihe not düşmek ve kendimi teşvik etmek için kendimi sıkarak da olsa yazmayı düşündüm.

Hayat hızla akıyor. Elimizdeki zaman hızlı bir biçimde geçiyor. Bu sebeple insan istediklerini yerine getirmek için zamanla yarışması gerekiyor.

Bazen istediklerimiz kolay oluyor ve gerçekleştiriyoruz bazense zor oluyor veya olmuyor. Olduramıyoruz.

Özellikle benim için bu dönemde müşteri işlerimden dolayı yoğun geçen iş hayatım özel hayat veya özel projelerim için  zaman ayırmama engel teşkil ediyor.

Bu sebeple sürekli gergin duruyorum.

 

Fakat ne olursa olsun hayat bir kovalamaca, yarış, süreç, yol ve bitirilmesi gereken koca bir projeden ibaret. Bu hikayenin başı olduğu gibi gelişme süreci ve sonu var.

Bu sebeple istediğim şeylerin peşinden gitmekten vazgeçmiyorum. Sizede bunu tavsiye ediyorum asla vazgeçmeyin.

WPkitap.com yazmak benim için bu süreçlerdeki en meşakatli ve sonucundan en memnun olduğum şey olmuştur. Öğrendiklerimi paylaşmak beni mutlu ediyor.

Aşık Veysel ‘in dediği ölmez bir eser yapmayı başardım. Elbette Allah’ın izniyle daha fazlasını bırakmak için uğraşacağım.

 

Keşke  öğrenme ve öğretme sürecini durmaksızın sürdürebileceğim bir olanak olsa diye bazen düşünüyorum.

Ülkemizde bilgiye verilen değer ünvana verilen değerin altında eziliyor.

Anlaşılan öğretmen, eğitmen, bilgi sahibi  olmak ve bilgiyi aktarmak sadece Atatürk zamanında kutsaldı. Artık aynı değer verilmiyor.

Ünvan ve para sahibi olmak bilginin önüne geçmiş durumda bu sebeple sürekli ve düzenli eğitim verebileceğim ve yaşayabileceğim kadar bir maaşla hayatımı sürdürebileceğim bir ortam bulamıyorum.

Bu insanın canını sıkıyor. “Sokmuşum sizin düzeninize” diyor insan.

 

Gönül isterdi ki müşteri işlerine ayırdığım vakit yerine eğitimler hazırlama ve yeni kitaplar yazmak için vaktim olsun. Fakat gönlün istemesi yetmiyor. Şartların olgunlaşması gerekiyor.

Neyse çok karamsarlaşmak ve sizleri de sıkmak istemiyorum.  Koyunu öyle yada böyle güdeceğiz kaçarı yok.

 

Ortada ikinci kitap fikri var.

Özellikle yayıncımın teşviği söz konusu fakat bu fikrin kısa vadede gerçekleşmesi çok zor görünüyor.  Hayatımda ve işlerimde bazı detayları oturtmadan ikinci kitaba odaklanmakta zorlanıyorum

Hoş bunu söylüyorum fakat vakit buldukça kitapla ilgili notlar alıyorum ve araştırmalar yapıyorum.